‘‘Koşuşturmaca.’’ Bildiğimiz o meşhur kelime. Modern hayatın, olmazsa olmazı haline gelen bir döngü. Her sabah başlar, kahve hazırlanır, kahvaltı yapılır, telefonlar çalar, işler birikir, mesajlar okunmaz, zihnimizde ise “to do list” değil “to do roman kitabı” döner. Peki bu kaosun içinde biraz durup “Ben şu an nasılım?” diye sormayı en son ne zaman hatırladık?
Stresle kol kola, dijital dünyayla burun buruna yaşarken zihnimizi temiz tutmak artık bir ihtiyaç değil, hayatta kalma stratejisi. Neyse ki bu temizlik için Tibet’e gitmeye gerek yok. Günlük hayatın içinde minik, ama etkili kaçış yolları var. Hem de çok tatliş ve etkili yollar. Sana bunları su gibi akıp gidecek bu blog yazısında anlatacağım.

1. Duşu Arınma Alanına Çevir
Evet, sabah uykulu gözlerle, akşam yorgun vücutla girip çıktığımız o duş. Orası sadece temizlenmek için değil, zihinsel bir arınma alanı da olabilir. Nasıl mı?
Aromaterapi duş filtresi ile!
Limonla tazelen, lavantayla hafifle, sakurayla ruhun dans etsin. Her damla suyla bir parça gerginliğini akıt gitsin. Gözlerini kapat, kokuları içine çek, zihnine minik bir “sen iyi misin?” hediyesi ver.

2. Bildirimlere Mini Tatil Ver
Her ses, her titreşim, beynine “Kalk! Bir şey kaçırıyorsun!” sinyali gönderiyor.
Halbuki hiçbir şey kaçmıyor. Gerçekten.
Özellikle bildirim takıntısı olan biriysen vay haline! Görülmedik mesaj, bildirim bırakmazsın şimdi. Acil mi bunlar? Veya sen bunlara bakmasan bir şey kaçırır mıydın? Cevap, hayır. Acil olan şey aciliyetini belli ediyor zaten. Sen o zııı… zııı…. Titreşimleri, bildirimleri boşver. Kendine dön, gerçek dünyadan kopma. Zihnin ve gözlerin için ekranı azaltmak çok şey değiştirecektir.
Günde en az 1 saat telefonu sessize al. Hatta cesaretin varsa uçak moduna geç (evet, yapabilirsin). Kendine ait bir sessizlik anı yaratmak zihni resetlemek için birebir.

3. Tembellik Sanattır: Boş Boş Bakmanın Gücü
Modern hayat her boşluğu doldurmamızı istiyor. Ama beyin arada boş kalmak ister.
Camdan bak. Bir kahveni al ve hiç düşünmeden, hiçbir şey üretmeden, sadece ol.
Bu arada duşta geçen o boş boş bakma anları da sayılır. Hani sıcak su akar, sen de “hayat nedir ya?” diye bakarsın ya işte o da terapi!

4. Mikro Kaçamaklar Planla
Kocaman tatillere gerek yok. Gün içinde 10 dakikalık bir yürüyüş, kısa bir meditasyon, ya da sevdiğin bir şarkıyı açıp mutfakta minik bir dans partisi bile beynine “Ben buradayım” demenin yollarıdır.
Kendinle yeniden bağlantıya geçmek için illa plan yapman gerekmiyor. Küçük anlar büyük etki yaratır.
5. Duygularına Göz Kırp
“Ben iyiyim” demek bazen sadece bir otomatik yanıt. Kendine şu soruyu sormayı alışkanlık haline getir:
“Bugün beni ne mutlu etti?”
“Şu an aklımı en çok ne meşgul ediyor?”
Gün sonunda zihninde biriken tozları şöyle güzelce silersin bu sorularla.
Sonuç: Zihin Temizliği de Diş Temizliği Gibi Düzenli Yapılmalı!
Her gün biraz…
Her gün minik bir nefes.
Her duşta bir damla huzur.
Her kokuda bir anı.
Unutma, zihnin de seninle birlikte rahatlamayı hak ediyor. Eğer gün içinde birkaç dakikalık bir “ben zamanı” ayırabilirsen, hayat sana daha tatlı görünmeye başlar.
Sen de aromaterapiyle duşunu bir arınma ritüeline çevirmeye ne dersin?
Teşekkür ederiz okuduğun için! Kendine küçük ama kıymetli bir iyilik yap, zihnini sev, ruhunu şımart. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!


