Her gün, her saat bir şeylere yetişmeye çalışıyoruz. Bir yerlere, birilerine, beklentilere, hedeflere… Bu yoğunlukta çoğu zaman bir şey eksik kalıyor: Kendimizle baş başa kalmak.
Bazen yalnız kalmak bir korku gibi algılansa da, aslında bir ihtiyaç. Kalabalıklardan uzaklaşıp sesleri susturabildiğimiz, sadece iç sesimizi duyabildiğimiz o anlar ruhumuzun nefes aldığı anlardır. Ve bu anlar, sandığımızdan daha kıymetli.
Sanki korkutucu olan yalnız olamamak gibi. İstediğin zaman kendinle bir date yapmak lüks değil. Gün içinde kargaşada belki overthinkleyip duruyor olabilirsin. Ama kendine zaman ayırmaya alışsan ve tüm düşüncelerini böyle anlarda değerlendirsen, işte o zaman anda da kalacaksın.

Banyonun Sessiz Gücü
Günün belki de en kıymetsiz gibi görünen ama aslında en kıymetli dakikaları banyoda geçirdiğimiz zamanlardır. O kapıyı kapattığımızda dış dünya dışarıda kalır. O an sadece sen varsındır. Su akar, zaman durur. Duş başlığına düşen her damla, hem bedenini hem zihnini arındırır.
O anlarda kimse senden bir şey beklemez, kimseye bir şey anlatman gerekmez. Birilerinin seni anlamasını ya da onaylamasını beklemezsin. Kendine dönersin. Belki de gün içinde ilk defa gerçek anlamda kendini duyarsın. En iyi fikirlerin hep duşta ortaya çıkması da bu yüzdendir.

Bir Damla Koku, Bir Nefes Kendinle Buluşma
Duşta kullandığın bir lavanta kokusu, limonun ferahlatıcı esintisi, gülün dinginliği, okyanusun serinliği… Hepsi seni bir yerlere götürür. Hatıralarına, hayallerine, huzura.
Bu kokular sadece güzel değil, anlamlıdır. Çünkü onlar seni şimdiye getirir. Ve bazen, sadece “şimdi”de olmak bile yeter.
Anda kalabilmek çok zor çoğumuz için. Özellikle çok düşünen biriysen, en güzel anlarından kopup gittiğin çok oluyordur. Ama korkma! Bu aslında alıştırmalar yaparak düzelebilecek bir şey. Duş alışkanlığına bazı eklemeler yaparak pratik yapmaya başlayabilirsin. Aromaterapi etkili bir duş filtresi, sana iyi gelecek. Yaralarını saracak. Üstelik Ionpolis Aromaterapi duş filtresinin 6 çeşit aroması da var.
Andan uzaklaştığını hissettiğinde kendini uyarabilmen de bunun peşinden gelecek. Fark ettiğin zaman artık o an ki rüzgarın sesine, kalabalığın sesine, sessizliğin sesine döneceksin. Sonrasında hafifleyeceksin.

Kendine Bakmak: Şımartmak Değil, Şefkat Göstermek
Cildine krem sürerken, saçlarına maske yaparken, sıcak ve güzel kokulu bir duşun altında dinlenirken… Bunlar sadece bakım adımları değil. Bunlar kendine “Ben değerliyim” deme şekli. Gün içinde herkese yetişmeye çalışırken en çok ihmal ettiğin kişiye, yani kendine, küçük ama etkili birer dokunuşlar.
Şunu unutmamak gerek: Kendimize iyi davranmak, kimseye hesap vermemiz gerekmeyen en doğal hakkımız.

Yalnızlık Korkulacak Bir Şey Değil, Güçtür
Toplum bize hep kalabalıklarla mutlu olmayı öğretti. Oysa gerçek güç, yalnız kalmaktan korkmamakta. Hatta yalnızlığı bir an için bile olsa sevebilmekte. Banyoda geçirdiğimiz o kısa ama değerli zamanlar, bize bu gücü yeniden hatırlatır.
Sinemada sevdiğin filme gitmek için o filmi seven başka bir arkadaşını aramak zorunda kalmadan, İstediğin uzak doğu yemeklerini seninle yiyecek birini bulmadan gidip tek başına keyif almaya başladığında hayatın tadı çok başka olacak.
Kendimizle kurduğumuz bağ ne kadar güçlü olursa, hayata da o kadar sağlam basarız. Ve bazen bu bağı kurmak, sadece bir duşla, bir nefesle, bir koku eşliğinde başlar.
Kendinle baş başa kaldığın o anı küçümseme. O an, iç sesini duyman, içini onarman, kendini yeniden kurman için bir fırsat olabilir. Banyoda geçirdiğin birkaç dakika belki de günün en gerçek, en sen olan hali.
Okuduğun için teşekkür ederim, bir sonraki yazıda görüşmek üzere.
Aromaterapi duş filtreleri, aromatik doğal yağlar sayesinde sana çok iyi gelebilir. Suyun filtrelenirken sende tazelenir ve ruhunu arındırırsın.


